İngilizce'nin Şifresi!
Türkiye ‘de yıllardır bir İngilizce keşmekeşi alıp gidiyor. Yıllardır insanlar bu konuyu halletmeye çalışıyor. Fakat halledemiyor. Birtakım kurum veya kuruluşlar belki bilinçli belki bilinçsiz bu sistemsizlik keşmekeşinin bir şekilde uygulayanı veya aracı halinde insanlarda umutsuz yaratmaya devam ediyorlar. Peki asıl problem nedir? Bir Türk neden İngilizceyi öğrenemiyor? Neden insanlara dili güya öğretmeye çalışırken onları halden hale sokacak birtakım hurafeler yanılsamalar yanlışlar metot yöntem yaygara ve söylemleri kolay yol pratik yöntem safsataları yutturulmaya çalışılıyor. Tüm dünyada bilimsel olarak kanıtlamıştır ki 100 veya 120 saatlik bir zamanda dünyada her dil iyi bir eğitmen ve sistemli bir müfredatla herkese öğretilebilir.
SORUN NEDİR?
Evet şimdi gelelim asıl soruna. Bir Türk neden cümle kuramıyor. Kuramıyor çünkü cümlenin nasıl kurulacağını bilmiyor daha doğrusu cümlenin nasıl kurulacağı öğretilmiyor. Oysa bir dilde amaç cümle kurmaktır. Cümle kurmayı bilen kişi konuşur okur yazar anlar. Bir Türk veya bir Japon veya bir alman veya bir Fransız veya bir Zimbabveli asla İngilizce düşünemez. İngilizce düşünenler sadece İngiliz Amerikalı Avustralyalı onların da İngiliz kökenli olanları İrlandalılar vs yani İngilizceyi ana dili olarak benimsemiş kişilerdir. Bir Türk karşısına bir yabancı geldiği zaman İngilizce düşüneyim aman aklıma her şey İngilizce gelsin diye beklediği için dünyada sadece bize özgü söylemler ortaya çıkmıştır. Örneğin anlıyorum ama konuşamıyorum gibi. Birtakım yerlerde hatta her yerde boşluk doldurarak dil öğretilmeye çalışılıyor. Bir düşünün lütfen karşınıza bir yabancı gelse size şunu mu diyecek bak ben bir cümle kuracağım bazı yerleri boş bırakacağım doldurursan anlaşırız. Veya karşınıza bir Amerikalı gelse öyle mi diyeceksiniz. O yüzden bu sorun böyle gittikçe Türkiye’ de bu sorun da devam edecektir.
İNGİLİZCENİN ŞİFRESİ
Şimdi bir düşünün bir dilde mesaj aktarımı olarak 4 düzey vardır. Konuşma okuma anlama ve yazma yani anlama hepsinin içindedir ama benim spesifik olarak ayrıntıda bahsettiğim konuşulanı anlama düzeyi olarak anlama. Peki biri çıksa ve size dese ki İngilizcede sadece 3 farklı CÜMLE YAPISI vardır ve ne tesadüftür ki Türkçede de sadece 3 farklı cümle yapısı vardır. Yani karşınıza kim gelirse gelsin konuşma okuma anlama ve yazma düzeylerinde ne söylerse söylesin sadece 3 farklı cümle yapısına plasedir. Yani 3 cümle yapısındadır ve siz karşınızdakine ne kurarsanız kurun kafanızda oluşturduğunuz fikir veya düşüncenin hem kendi dilinizdeki hem İngilizcedeki cümle yapıları karşılıklı aynı ve sadece 3 cümle yapısına plasedir. Ne matematiksel ne de linguistik yani dilbilimsel olarak iki dilde de dördüncü bir cümle yapısı yoktur ve olmayacaktır. Girdiğiniz bir ortam düşünün bir sürü yabancının olduğu bir seminer konferans salonu veya kafeterya vs size gelebilecek ne kadar kısa veya uzun olursa olsun her cümle sadece 3 cümle yapısına plase veya sizin karşıya kurduğunuz ne kadar kısa veya uzun olursa olsun cümle yine 3 cümle yapısında kuruluyor. Şimdi düşünün bundan daha büyük kolaylık var mıdır? İngilizcede bunun dışında 20 tane altyapısal özellik var ki çoğu dünyada hiçbir kurum veya kuruluşta anlatılmıyor. Hiçbir kitapta açıklanmıyor. Fakat bir cümle kurarken başımızın belasıdır. Ve bunları öyle sistemli işleyip açıklayan bir müfredat düşünün ki size İngilizceye sıfırdan başlayıp 10 saat içinde 20 25 kelimelik cümleler kurduruyor. Şimdi düşünün en basit zamanlar konusunu, oysa Türkiye de insanlarda şu söylemleri yavaş yavaş duymaya başladık. Kişi örneğin diyor ki artık İngilizceyi öğreneyim ve öleyim aman veya programa başlıyorsunuz hocam tense lere ne zaman geçeceğiz onlarla mı başlayacağız diyorlar. Tense denilen olay veya yapılar İngilizcenin yapısal olarak %16 sını oluşturur. Ve Türkiye de yıllarca kursa gidenler nedense İngilizcede kaç zaman olduğunu bilemez hatta aralarında tartışırlar. Peki size İngilizcedeki tüm zamanları sadece 9 teorik saatte öğretecek ve bunu müfredatın sadece %20 lik ilk diliminde yapacak bir sistemli müfredat var dense ve zamanları ömür boyu unutamayacağız şekilde öğretecek bir müfredat dense ne dersiniz. Bunun gibi 19 tane daha noktayı asla unutamayacağınız bir şekilde öğretecek bir müfredat sizce iyi midir kötü müdür? Soruna tekrar dönersek en büyük sorun cümle kurmaksa, bir dilin amacı cümle kurmayı öğretmekse, bir İngilizce eğitmeninin veya hocasının neyse asıl amacı bir dilde cümle kurmayı öğretmekse ve İngilizce bilinçli olarak da ülkemizde bir karmaşalar sistemi olarak yıllardır insanların yıllarını alan ama aslında basit bir sorunsa ama bazılarının işine gelmiyor ve bunu yıllara yayma gayreti içindelerse bazıları da bu karmaşa dönemini, karmaşık gibi gösterilen dünyanın en basit dilini, madem ki öyle olmaz kolay yöntemlere pratik yollara başvurayım diye düşünenlerin, bu düşüncelerini suistimal edecek şekilde hipnozla uyutarak veya 5 günde şakır şakır konuştururum çığırtkanlığıyla en mantıklı olması beklenen insanları bile ağa düşürecek ve paralarını alacak şekillere büründüyse ve vur kaç tekniğiyle nasıl olsa milyonlarcası var her zaman müşteri bulurum mantığına dönüştürdüyse sizce de mantıklı olan önce bir dilde önemli olan nedir ben bir dili nasıl kullanmalı ve öğrenmeliyim ki ana dilimde yaptığım her şeyi o dilde de yapayım sorusunu sormakla işe başlamak değil midir? Evet hem İngilizcede hem Türkçede sadece 3 farklı cümle yapısı vardır. Ömrünüz boyunca ne kurarsanız kurun size ne kurulursa kurulsun konuşma okuma anlama ve yazma düzeylerinde sadece 3 farklı cümle yapısındadır. Her şey burada başlıyor ve bitiyor. Müfredatım işte bu 3 cümle yapısı altında temelden en ileri düzey dahil olmak üzere bütün yapı ve altyapısal özellikleri 20 ye yakın ana bilim dalı ve branşta sürekli tekrarlı olarak taratarak en az 100 000 yüz bin kelime ve terim altyapısıyla bir ağ gibi örerek İngilizceyi her şeyi ile bitiren bir müfredattır.
